Günümüzde metabolik hastalıkların çoğunun en belirgin nedeni; yanlış ve hatalı beslenmedir. Acaba dünya ve ülkemiz bunun ne kadar farkında diye sormadan edemiyorum. Örneğin, tip 2 diyabet ülkemizde her geçen yıl artıyor ve neredeyse ilkokul çocuklarının en büyük sağlık riskini oluşturuyor diyebiliriz. Aynı şekilde obezite, ülkemizde artış hızı %66.8’lik bir oranla Avrupa ülkelerinin en hızlı şişmanlayan ülkesi konumunda.

Tip 2 diyabet (tip 1 genetiktir ve tedavisi insülin hormonu kullanımı ile ancak kontrol altına alınabilir) ve obezitenin artması, birçok metabolik hastalığın (kalp damar hastalıkları, yüksek tansiyon, karaciğer yağlanması ve insülin direncinin artması) oluşmasına zemin hazırlıyor.

Peki neler yapılmalı? Ya da siz bireysel olarak hem kendinizi hem de ailenizi bu risklerden korumak için neler yapmalısınız? Önlemleri ne zaman almalısınız? Nereden başlamalısınız? Asıl kendinize sormanız gereken sorular bunlardır.

Çevrenize dikkat edin, her gün yeni bir hazır gıda (katkı madde, tuz, şeker, yağ içeriği bol) mutfağımızla buluşuyor. Dışarıda yediklerimizin içeriği çoğunlukla basit karbonhidrat (beyaz un kullanılan ekmek, makarna, pasta, börek, kurabiye, kek… vb.) içeriyor, ve çoğumuz belki bilmiyoruz, bu gıdalar zamanla bizi bağımlı hale getiriyor. Şişmanlığın ve tip 2 diyabetin en önemli nedeni bu tür gıdaları tüketim bağımlılığımızdır.

Sağlık sistemi de sözüm ona bizi bu hastalıklardan korumak için bizi ilaç bağımlısı noktasına getiriyor. Sonuç; her geçen gün hastalananların ve şişmanlayanların arttığı bir ülke ve bir dünyaya doğru koşar adımlarla yol alıyoruz.

Dikkatinizi çekmek istediğim bir başka konu da içinde yaşadığımız sistem! Sürdürülebilir sağlıklı yaşam hakkında bizi (tüketiciye, vatandaşa) bilgilendirmiyor, bilinçlendirmiyor, gıda üretiminden sağlık sistemine kadar bizi korumuyor. Burada bizler (tüketiciler olarak) uyanık ve bilinçli çaba içinde olmak zorundayız. Sağlık sisteminin ve gıda üretiminin her aşamasının insan sağlığını öncelikle yeni bir şekilde yeniden yapılanmasını talep etmemiz gerekiyor. Bunun için hükümetleri/yöneticileri ve gıda üreticilerini görevlerini doğru yapmaları için uyarmamız gerekiyor. Bazen de tüketiciler olarak, tüketimden gelen dinamik gücümüzü kullanarak kamuoyu oluşturmamız gerekiyor.

İşte tüm bu kargaşanın içinden sizin “bilinçli farkındalığınızı” artırmaktır. Danışmanlık hizmetimizin amacı; kişiye özel, bedeninizin gıda ihtiyacını doğru tanımak, sürdürülebilir sağlıklı bir “yaşam için” sizleri bilinçli farkındalık yaratmak, kendinizin beslenme uzmanı olmanızı adım adım sağlamaktır.